30 Ağustos 2011 Salı

Bayram Benim Neyime...


Ne bayramları sevdim nede bu maskeli balodaki bayramlaşmaları. Tel örgülerle kuşatılmış hayatlarla, beyni örümceklenmiş yığınlarla, hiç bitmeyen yalanlarla neyin bayramı kutlanırdı hiç anlamadım.
İliklerine kadar çözülmüş beynine hapsedilmiş insanlar,senenin bazı günleri sevinsinler , semirsinler daha güzel sömürelim,diye ağızlarından salyaları aka aka bakan egemenler kutlasın bayramları.
Dünyayı (göl tanımlamaya yetmedi) kan okyanusuna çevirenler,bayram sabahı Iraklı çocuklara bombalı şeker vermeye gidecekler,Lübnan’da misket bombaları toplayacak çocuklar şeker yerine.Çaldıklarıyla iftihar çadırları kurup, tezgahını kutsayanlar kutlasınlar bayramlarını.
Bu yıl yine Kara Kıta da yaklaşık beş yüz bin çocuk ölecek açlıktan,bir milyar aç insanıyla kutsayacak,çocuk ölüler, bayram kutladığınız dünyayı.
Bin yıllık yalanlarını dinleyeceksiniz yine anlatanların,bayramlar barışa kardeşliğe ayrılan zamanlardır diyecekler,sizi sakinleştirip kardeş kardeş boğazınızdaki lokmayı çekmeye devam edecekler.Oysa barış ve kardeşlik bazı dönemler anımsanacak bir değer değildi,olması gereken yaşama biçimiydi.
Bunca acıya yoksulluğa kana ve pusuda hain namluya çevirin yüzünüzü ve bayram ne işe yarar,ne kadar da kutlanılasıdır anlayın.
Sokaklarında on binlerce aç çocuk yaşayan, doğamamış çocuklarının bile emperyal sermayeye dolar dolar borçlu olduğu,egemenliğini uluslar arası sermayeye teslim etmiş bir ülkede yaşıyoruz.Dünyanın bir yarısı açlıkla pençeleşiyor.İnançlarını kullanarak insanlara prangalar takılıyor.Bir gecede köylerini yakıp yıkıp kentlerin varoşlarına sürülüyor milyonlar.
Açlıkla, kanla terbiye edilen büyük insanlığa, yine efendilerinin hediyesidir bayramlar.
Kutlayın kutlayın, kutsayın efendiler.

S.Güner

0 iz bırakan:

Yorum Gönder