3 Şubat 2012 Cuma

Artık demir almak günü ...


İlk kez gittiğiniz bir yerde;değişik bir ruh hali içine girersiniz. Özgürlüğün farklı bir açısındasınızdır. Çevrede keşfettikleriniz sizi heyecanlandırır..Sabahları ; yeni günün size yeni bir davranış kazandıracağını bilerek uyanırsınız.Odalarınızdaki ,gün ışığının değişimleri ruhunuzu okşar. .Her şey yenidir…Yüzler,ruhlar selamlaşmalar .İnsanlarda; ilk izlenimleri vermenin zarif dokunuşları.Doğa ve insan birlikte o kadar çeşitleme yapar ki.Her yerin kendisine özel kokusu vardır.Hayatınızın bir yerinde bu kokuyla gelir anılarınız.Bu hanımeli,yasemin… tamam belki çok romantik oldu :)belki tezek kokusu ,belki de bu kış gününde kalitesiz kömürlerin verdiği bir is kokusu ya da yanık süt kokusu olabilir..olsun...bu keşifler bazen yıllar sürer.Dolaştığınız yerlerde hala tanınmadığınız zamana kadar bu misafirvari garip tedirginlik hoşunuza gider.Fakaaat …gün gelir , eylemleriniz ''yaşam''olmaktan çıkar .Her anı muntazam kurgulanmış zaman dilimi halini alır.Zoraki yapılan değişiklikler iğreti kalır bu kurgunun üstünde ,hem işe en fazla kaç farklı değişik yoldan gidebilirsiniz ki?Labirentin neresinde neyle karşılaşacağını bilmek ne kadar sıkıcı! yalnızca kendinizin değil bitişik duvarlarınızın olduğu insanların eylemleri bile mekanik bir saatin tıkırtıları gibi yerleşir kulağınıza.Artık günün hangi saatinde ışığın hangi açıda nereye düşeceğini bilirsiniz.Aynılaşır her şey...o kadar aynılaşır ki ,dün ile bugün yada yarın ,sonraki hafta ,ay,yıl karışır birbirine.Keşfettikleriniz kadar ,bir ada içinde, pek de özgür değilsinizdir ve artık demir almak günü gelmiştir...
.....

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklara esir olanlar,
...
Pablo Neruda

0 iz bırakan:

Yorum Gönder